Güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Nisan 15, 2011

blogspot kapatılamaz, kapatılmamalı

İnsan bloguna yazmak için yurt dışına mı çıkmalı?
Güzel ülkeme yazık oluyor.
Aydınlık günler için karanlığa 'hayir' diyelim ve 12.Haziran'da sandığa gidelim.

Salı, Şubat 15, 2011

Büyüklere masallar...

Karınca yıllarca dirsek çürütmüş, okumuş, çalışmış, namerde muhtaç olmamak için didinmiş, zor günlere hazırlık yapmaya gayret etmiş...

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/17025074.asp?yazarid=249&gid=61

Çarşamba, Ocak 12, 2011

12 OCAK 1986 - 2011

Sevgili eşim MELDA ile evliliğimizin 25.yılını kutluyoruz. 12.Ocak.1986 ve bugün 12.Ocak.2011. Dile kolay tam 25 yıl. Sağlık, esenlik, mutluluk ve huzur dolu daha çok yıllar beraber olabilmek dileklerimle bu notu kaydediyorum.
Ve bir söz de MESNEVİ'den: Ümitsizlik diyarına gitme, (nice) ümitler var; karanlığa doğru gitme, (nice) güneşler var.

Pazar, Nisan 11, 2010

İyi Tarım Nedir, Ne Değildir?

Buğday Derneği üyelerine ücretsiz olarak dağıtılan Buğday Ekolojik Yaşam Rehberi’nin ilkbahar sayısı için Victor Ananias’ın kaleme aldığı yazıda, son günlerde sık sık duyduğumuz “iyi tarım”ın ne olduğunu ve ne olmadığını anlatılıyor.

Yazıdan alıntı: “Son günlerde Tarım ve Köy işleri Bakanlığı’nın da içinde olduğu bir kampanya ile reklam ve duyuruları yapılan iyi tarım uygulamaları (IYU), dört sayfalık bir yönetmelik ile tanımlanmıştır. Buna karşilık ekolojik tarım 42 sayfalık bir yönetmelik ile tanımlıdır ve kullanılabilecek tüm tarımsal girdiler ayrıca listelenmiştir. Ekolojik ürünler resmi bir standart ile çerçevesi belirlenmiş şekilde üretilir, işlenir ve tüketiciye ulaştırılır.
İyi tarım yönetmeliği kimyasal ilaç, GDO, kimyasal gübre, sentetik hormon kullanımı konusunda bir ilave ölçü ya da sınır getirmez, sadece çiftçiyi ve aktivitelerini kayıt altına almayı hedefler. İyi tarım yöntemi çiftçimizin her durumda uyması gerekli minimum standart olmalıdır. Devletin tarımsal aktivitelerde bu düzenlemeyi yaparak çiftçileri kayıt altına alması ve kullandığı tarımsal girdilerin belgelenmesi, gerekli minimum standarttır. Yoksa hiçbir zaman ürünün kim tarafından yetiştirildiğini ve hangi ilaçların kullanıldığını bilemeyiz.
Ekolojik tarım gibi doğa koruma, iklim değişikliği, toprak ve su kalitesi, biyolojik çesitlilik, emek-yoğun istihdam, koruyucu halk sağlığı, yerel değerlerin ekonomik araca dönüşmesi ve daha birçok konuda yaşamsal çözüm ve faydalar sağlayan bir sistemin iyi tarım ile hiçbir bağı ya da benzerliği yoktur.”
Yazının tamamı, önümüzdeki hafta dağıtılacak olan Ekolojik Yaşam Rehberi’nini ilkbahar sayısından okunabilir. Buğday Derneği’ne üyelik için: www.bugday.org veya Selma@bugday.org 

Pazar, Şubat 14, 2010

İlber Ortaylı'dan ciddi uyarılar

Prof. Dr. İlber Ortaylı, ‘asker millet’ olmanın Türklerin en önemli vasfı olduğunu belirterek, ‘’Askeri vasıflarını kaybetmiş Avrupa, bizde bulunan bu vasfın da yok olmasını istiyor’’ dedi.
Ortaylı, son yıllarda Türkiye’de milliyetinden utanma duygusunun, asker düşmanlığının körüklendiğini iddia etti. Bunu Avrupa’nın da kışkırttığını ima eden Ortaylı, şöyle konuştu: ‘’Türk toplumunun militarist olmasından Belçika’nın, İsviçre’nin ne zararı olabilir? Bizde de resim, heykel sanatı yok, musikiyle uğraşılmaz, filozof yoktur, fakat ölmeyen sanatımız, vasfımız  askerliktir.’’

ORDU DARBE YAPABİLİR
Ordunun siyasete karışmasının da kaçınılmaz olduğunu, bunun tarihsel gerçeklik taşıdığını savunan Ortaylı, ‘’Sivil siyaset kendini geliştiremezse darbe kaçınılmazdır’ diye konuştu.

AÇILIM DEDİKLERİ BOŞ BİR LAFTIR
Demokratik açılım çalışmalarını da eleştiren Ortaylı, sözlerine şöyle devam etti: ‘’Açılım boş laftır. Açılım isteyenler gitmez de durmaz da. Kimse kimseye kitle dalkavukluğu yapmak için, sempatik görünmek için konuşmasın. Türklere karşı tez geliştirmek için arşive giren kaçıncı ecnebi Türk taraftarı oldu, onlar anladı, bizdekiler anlamıyor. Bunlar tehlikeli işler, belediyeciliğe benzemez.’’

GÜNEYDOĞULU KOPYA ÇEKİYOR
Ortaylı, ‘’Doğu ve Güneydoğu’da üniversiteye giriş sınavlarında açık şekilde kopya çekildiğini’’ öne sürerek, ‘’Böylelikle iyi okullara ehil olmayan öğrenciler geliyor. İmtihanların asayişini iyi kontrol etmeliyiz’’ dedi.

PİS HERİFLER KIZLARI KOVALIYOR
Ortaylı: “Ankara’ya 20 okul aç Doğulu çocuklar buranın kültürün görsün” dedi. Ortaylı taşraya üniversite açılmasının zararını ise şöyle anlattı: “Evvela bakkal çakkal çocukları kandırıyor. Ondan sonra oradaki ev sahipleri kazıklıyor çocukları. Ondan sonra her şehirde vardır onlardan bir sürü pis herifler genç kızları kovalıyor.”

Daha çok bilgi için, bakınız: www.ilberortayli.com

Cumartesi, Şubat 13, 2010

Nüfus cüzdanınız kaybolunca ne yaparsınız

Nüfus cüzdanınız kaybolunca ya da çalınınca, gazeteye ilan  ve emniyet makamlarına haber vermek yeterli değil. Emniyet biriminden, “nüfus cüzdanının kaybolduğuna ya da çalındığına dair yazı veya tutanak” almak da yeterli değil.

Kaybolan ya da çalınan nüfus cüzdanı nedeniyle, çeşitli sorunlar yaşanabiliyor.

Sözgelimi, cüzdanı çalan ya da bulan kötü niyetli kişiler;

- Bu kimlikle, şirket ya da şirketler kurabiliyorlar,

- Borç taahhütlerine girebiliyorlar,

- Sahte fatura düzenlemek suretiyle, yasa dışı gelir elde edebiliyorlar,

- Cep telefonu hattı alıp tehdit, şantaj, terör vb. amaçlı kullanabiliyorlar.

- Akla gelmeyecek bir çok olumsuz işte ya da faaliyette kullanabiliyorlar.

İşin acı tarafı, nüfus cüzdanı kaybolan ya da çalınan kişi, çoğu kez açılan davalardan haberdar olmamakta, hüküm giyebilmekte ve itiraz etmediği daha doğrusu edemediği kararlardan dolayı mağdur olabilmektedir. Hakkında çıkan arama kararı üzerine yakalanması sonucu da ciddi sorunlar yaşayabilmektedir.

Şimdi diyeceksiniz ki;

“Peki nüfus cüzdanı çalınınca veya kaybolunca başka ne yapacağız?”

Hemen yanıtlayalım;

“Vergi dairesine bildirimde bulunacaksınız.”

Hepsini okuyun: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13775870.asp?yazarid=82&gid=61

Salı, Şubat 09, 2010

"SİZİN YATACAK YERİNİZ YOK"

CHP Yalova milletvekili Muharrem İnce’nin TBMM'de bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşma büyük ilgi görüyor.

"SİZİN YATACAK YERİNİZ YOK"